Kuzey İrlanda da Devrimci kitleler, İşgalci Emperyalistlerin Saldırılarına Karşı Kendilerini Savunuyorlar!

Geçtiğimiz iki hafta, Kuzey İrlanda’da büyük bir huzursuzluk gördü. Belfast ve Derry’nin çeşitli bölgelerinde ender büyüklükte isyanlar patlak verdi. Bu olaylar, İngiliz emperyalizminin İrlanda topraklarını işgalinden yana olan ve Brexit’in sonuçlarından endişe eden küçük sendikacıların işidir. Birkaç kez, emperyalizmin bu işbirlikçileri, İngiltere’nin ve onun monarşisinin yozlaşmış Kuzey İrlanda’nın gayri meşru işgaline karşı onlarca yıldır mücadele […]

Devamını okuyun

Çeviri: Halk Savaşının Evrenselliği Üzerine Savunma (2)

Halk Savaşının Evrenselliği Üzerine SavunmaFilipinler Komünist Partisi’nin kurucu başkanı José Maria Sison 5 Haziran (2019) tarihinde, sanayileşmiş kapitalist ülkelerde Halk Savaşı olarak tanımladığı şey üzerine bir metin yayınladı. Ertesi gün bu makaleye bir yanıt verdik ve Sison 7 Haziran’da yanıt verdi.Cevap oldukça ilginç. İlk metnin, Halk Savaşının evrensel olarak uygulanabilir olduğu teorisinin bir kınanması olarak […]

Devamını okuyun

Günü Yanıtla Geleceğe Yürü Geçmişten Öğren

Tahlilci olmalıyız. Toplumsal ve iktisadi koşulların sürekli hareket halinde olan özü ancak diyalektik tarihi materyalist düşünceyle doğru biçimde tahlil edilebilinir. Her değerlendirmenin dayandığı toplumsal köken vardır. Düşünceler ise sınıflar üstü değildir, aksine her düşüncenin hangi sınıfın çıkarlarını temsil ettiğine dikkatle bakılmalı. Devrimci teori bunu açıklar. Elbette toplumu oluşturan sınıflar köksüzde değildir, tarihin belli bir aşamasında […]

Devamını okuyun

Çeviri: Proleter Feminizm mi yoksa Marksist Kadınların Kurtuluşu Teorisi mi?

Bu konu, ABD’deki devrimciler için özel bir öneme sahiptir; Bizim pozisyonumuz, ABD’deki sol ve sağ arasındaki iki çizgi mücadelesive Uluslararası Komünist Hareketin tarihinin bir değerlendirmesi temelinde formüle edilmiştir. „Proleter feminizm“ terminolojisini hatalı olduğu gerekçesiyle reddediyoruz; „feminizmi“ bilimsel olarak sunmanın yan etkisi açısından da tehlikelidir. “Proleter feminizm” terimi pek çok yerde birçok farklı grup tarafından kullanılıyor ve bu terimi gerçek devrimcilerin yanı sıra oportünistlerin ve revizyonistlerin kullandığı anlayışıyla objektif olarak ele alıyoruz.  „Proleter Feminizm“, Uluslararası Komünist Hareket tarihinin bir ürünü müdür? „Proleter Feminizm“ lehine iyi ifade edilmiş argümanlarla ve aynı zamanda büyük revizyonist argümanlarla, örneğin bir zamanlar ABD’de faaliyet gösteren postmodernist ve sağ-oportünist çizgi ile karşılaştık. Amaçlarımız için bu terimin kendisine, etkilerine ve onu kullanmaya yönelik itirazlarımıza odaklanacağız; farklılıklar gösteren, yetersiz tanımlanmış içeriğine yaklaşmayacağız. Ayrıca, terimi aktif olarak kullananlarla ilgilenmeyeceğiz; amacımız, bu terimin ABD’deki Maoistler tarafından neden artık kullanılmadığını kendi görüşümüze göre ifade etmektir. Yayınımız geçmişte bu terimi kullanan makaleler barındırdı; bu durumu gizlemek istemiyoruz, çünkü bu sadece herhangi bir yapı içinde iki çizginin varlığını vurgulamaktadır.  Marksizm, kadın hareketine ilişkin proleter konumu zaten sağlamıştır; bu kadarı inkar edilemez. Bu konum, en ileri Marksist teorisyenler, Marks, Engels, Lenin, Stalin, Başkan Mao veya Başkan Gonzalo tarafından „proleter feminizm“ olarak yorumlanmamıştır. En iyi ihtimalle, “proleter feminizm” terminolojisinin doğru olduğu varsayımı ile karşılaşıyoruz. Terimin gerekli olduğuna inanmıyoruz; eğer öyle olsaydı, bu eklemlenme muhtemelen Marksizmin büyüköğretmenlerinden biri tarafından belirtilirdi – ya da en azından açık bir teorik alan olarak tanımlanırdı.  „Proleter feminizm“ terimiyle ilk büyük anlaşmazlığımız şudur: Marksizm-Leninizm-Maoizm, uluslararası proletaryanın ideolojisidir, tamamen doğru olduğu için güçlüdür; o, feminizm denen düşünce okulunun yardımına, feminizmle ideolojik yakınlaşmaya ve emekçi kadınlarla ilgili görevlerini yerine getirmekiçin feminizm başlığını iyileştirmeye ihtiyaç duymaz.  Marksizmin kadın sorununa yanıt verdiğinde ısrar etmek başka birşey, Marksizmin önüne “proleter” iliştirilmiş feragatname ile de olsafeminist olduğunu iddia etmek tamamen başka bir şeydir. Marksizm proleterdir ve kadınların özgürleşmesine hizmet eder, ancak feminist değildir. Marksizme “proleter feminizm” in dahil edilmesi kafa karışıklığına izin verir; feminizm, proletaryanın bilimsel ideolojisiyle karıştırılır. Sınırların gerekli olduğuna inanıyoruz.  Şu sorunu gündeme getiriyoruz: Kadınların ezilmesi ve özgürleştirilmesine ilişkin Marksist duruş, başlangıçta „proleter feminizm“ olarak formüle edilmişse, nerede ve kim tarafından? Bu terim, Marx, Lenin, Mao veya Peru Komünist Partisi’nin eserlerinde bulunmaz. Kimin katkısı o zaman? […]

Devamını okuyun

Çeviri: Halk Savaşı’nın Diyalektiği

Maoist/Komünist hareketin dünya genelinde yaşamış olduğu deneyim ve tecrübelerini incelerken, eleştiri-öğrenme ve ayak bastığımız topraklarda devrimin filizlenmesi için MLM bilimi ve Kaypakkaya’nın öğrencileri olarak bizlere sıkı görevler düşmektedir. Dünya MLM Parti ve örgütlerin günümüzde ideolojik mücadeleden uzak oldukları aşikardır. Bizler araştırma-inceleme ve öğrenme sürecinde elimize geçen makaleleri değerlendirirken öğretici olması açısından okuyucularımızla da bunları paylaşmayı […]

Devamını okuyun

Çeviri: Uzun Süreli Halk Savaşının Evrenselliğini Savunun ve Uygulayın!

Emperyalist ülkelerde devrimin yolu nedir? Bu emperyalizmin kalelerinde yaşayan her devrimci için yakıcı bir sorudur. Avrupa’da kendi kendini devrimci ilan edenlerin ezici çoğunluğunun 100 yıldır yanlış yanıtladığı bir sorudur.  Maoizm, Halk Savaşı stratejisinin evrenselliğini ortaya koyar, bunu uluslararası proletaryanın farklı somut koşullara göre uygulanan her ülkede uygulanabilir tek askeri stratejisi olarak ortaya koyar. Ancak bazıları […]

Devamını okuyun

MAOİZMİN TEORİSYENİ BAŞKAN GONZALO ÜZERİNE SAVUNMA (Le Centre MLM – Belçika Marksist-Leninist-Maoist Merkezi)

Uluslararası Komünist Harekette baş gösteren dağınık duruşun her bir ülkedeki Maoist/Komünist hareketi derinden etkilediği aşikardır. DEH’in misyonunu yerine getirmede yetersizliği ve dağılmasından sonra bu mesele daha da can alıcı bir duruma geldi. Maoist/Komünistlerin eleştiri-özeleştiri ve ideolojik mücadele ekseninde yeninden toparlanma ve dünya işçi sınıfı ve ezilen tüm ulus ve halklara yeniden unut olma gibi bir […]

Devamını okuyun

İşçi Sınıfı Hareketi Sermayenin Artan Saldırılarına, Tırmandırılan Faşizme Karşı Mücadele Etmelidir

İşçi sınıfının mücadele etme dışında hiçbir çıkış tolu yoktur. Covid-19 salgını işçi, köylü, tüm halk kitlelerinin zaten kötü olan koşullarını daha da yıkıcı boyutta kötüleştirdi. Halk için ağır sonuçlar salgından değil, sadece sermayenin baskısını merkeze koyan özel mülkiyet düzenindendir. Halk 2020 yılını açlık ve sefalet içinde geride bıraktı. AKP’nin Genel Başkanı ve aynı zamanda C. […]

Devamını okuyun

“YERİMİZ MUTFAK DEĞİL, DÜNYA!” [1] || SİBEL ÖZBUDUN

“Kapitalizmde kadın; yatak odası, çocuk odası ve mutfağa hapsedilmiş köledir.”[2] Gazete Manifesto (GM): Kadın mücadelesinin kadın cinayetleri ve şiddet çerçevesine sıkıştırılması hakkında ne düşünüyorsunuz? Sibel Özbudun (SÖ): Son zamanlarda sıkça hatırladığım bir enstantane var. Hatta iki… İKD’nin ilk üyelerindendim. O dönemlerde, yani 70’li yılların ortalarında örgütün temel şiarı, “Eşit işe eşit ücret” idi… 1990’ların başlarında yaşadığımız […]

Devamını okuyun

8 MART İŞÇİ EMEKÇİ KADINLARA MÜCADELE ÇAĞRISIDIR

İşçi sınıfının – kadın, erkek – iktidar gücü her türlü sınıf egemenliğini sonlandırmak için mücadele eder ve en başta da kapitalizmin üstüne oturtup geliştirdiği özel mülkiyet biçimini toplumun mülkiyeti biçimine dönüştürmeyi stratejik olarak benimser ve uygular. Bu işçi sınıfı hareketinin siyasi duruşu ve ideolojik hattının ayrıcalıklığıdır. Bağımsız bir sınıf olarak ezilen ve sömürülenler için devrimin […]

Devamını okuyun