Güncel Haber, Gündem, Mücadele

HPG’den 2020 yılı savaş bilançosu

21.yy artık siyasi mücadele yöntemleri dışında bir sonuç alma şansı olmadığı ve dağın taşın teknolojik mobil kontrol ve silah sistemleri ile kontrol altında olduğu üzerinden, fiilen hemen hemen tasfiye edilen Gerilla mücadelesinin anlayış ve umut olarakta kafalardan silinmesi için çabalayan epey bir akılcı ve teslimiyetçi söylemler kulak tırmalar oldu. Kimileri henüz siyaseten bunu dile getirmekten imtina etsede çoktan bu taraflardaki tası tarağı toplayıp güvenli alanlara sığınmayı başardılar. Herşeye karşın Kürdistan sahasında süren bir savaşvar. Kürdistanın hemen her parçası değişen tipte ve dozda silahlı mücadele içindedir. Kimi parçalarının gelinen noktada özgün politik gerçekliği daha ileri boyutta, savaş düzeyinde yaşam ve varolma mücadelesi veriyor. Strateji ve taktik parametreleri, Önderlik olgusu, sınıfsal yapısı ve anlayışları farklı kavrayışta ve disiplinde olsalarda her yıl dönemsel ve yıl sonu politik ve özellikle askeri muhasebeleri felaket kargalarının aksine teknoloji ile savaşan devletler karşısında da gerilla ve uzun süreli halk savaşı ile güç ve iktidar alternatifi olabilme şansının sadece varolmadığı aynı zamanda hem devrimci bir politik güç olarak kalabilme hemde iktidara yürüyebilme noktasında olmazsa olmaz olduğunun önemli somut delili oluyor. Nitekim toplumsal sınıfsal gerçeklerin dayattığı önderlik sorumluluğunu , can havliyle kendini attığı “güvenli“ Önderlik sahalarında icraa eden birbirinden özünde farklılığı kalmayan bit çok yapı demokratik, yasalcı mücadele alanlarında tuttukları güçleri ve sınırlı enerjileri ile bir arpa boyu ilerleme den yoksun patinaj yaptırmakta ve eritmektedirler. Faşizmin zaman zaman nefes aldırdığı seçim dönemleri de esasta kedinin fare ile oynaması babından geçmekte en fazlasından esas mücadele alanlarından uzak tutmak için ‚bu bahar olmazsa gelecek yaza‘ türküsüne benzer bir umutla siyasal ömrünü uzatmakta egemenliğini pekiştirmekte esas olarak bir engelle karşılaşmadan siyasal proğramını yada ajandasını emin adımlarla takip etmektedir.Klikler arası poziyon değişiklikleri ile süren bir iç mücadele olsada her defasında kritik anlarda uzlaşmalarla düşman kardeşlerin halklara ve mücadeleye karşı savunma seddini birlikte pekiştirdiklerini görmekteyiz. Yılların verdiği yıpranma yada konjonktürel durumlarda zayıf düşme olasılığı nı hisseden devrimci demokratik muhalefet daha çok ulusal hareketin gövdesine yedeklenme biçiminde bir ortak mücadele perspektifi ve dahada çok pratiği izlemektedirler. Bu noktada MLM lerin temel ve tali bir çok noktada farklı durum okumaları daha çokta UKH içinde kimi revizyonist oportunist teorisyenlerin saplandıkları batağa direkt çekilmeselerde etkilenimler ve eklektik biçimde bu anlayışlara meyletmeleri sonucu bir güç olma şansını ellerinin tersiyle itmiş durumdadırlar. Herşeye karşın devrimci hatta kalma çabalarının hızla giden bir trenin üstünde hız çarpmasından sarhoş olmuş zarzor tutunabildikleri açıkça ortadadır. Geniş bir kesimin beklemeci atıl duruşları küçük gruplar halinde ya zaman mekan değişimine direnen yada elle tutunulacak dalından tutarak yitip gitmeme gayretinde olanların kendini üretme noktasında Pandemi şartlarında dahada zorlaşan durumları mücadele içinde örgütlü olanlara sıradışı görevler ve çaba sorumluluğu yüklüyor. Gövdenin büyük ve atıl kesimine ulaşma ve güven vercek bam tellerini bulmak sınıflar mücadelesi ve yürüyen her türden savaşıma kayıtsız kalmamaktan bu bozbulanık atmosfer ve elverişsizş artlarda “ya bir yol bulma yada bir yol yaratma“ yı başararak bu darboğazdan güç olarak çıkma şansını elde etmeleri gerekiyor.

***

“Kürt Özgürlük Hareketi açısından 2019 yılı önemli ve tarihi direnişlerin yaşandığı bir yıl olarak hafızalarda yer edindi. Özellikle gerilla açısından önemli atılımların yapıldığı bir süreçti. Türk devletinin iddia ettiğinin aksine gerilla güçleri „yeniden yapılanma’’ olarak adlandırdıkları süreci önemli ölçüde pratiğe geçirmiş ve 2020 yılında tüm boyutlarıyla hayata geçirme hazırlığı içerisindeydi.

Türk devleti, 2020 yılına gelindiğinde tüm varlığıyla seferber olmuş, gerillanın her türlü eylem ve etkinliğini çarpıtarak algı yönetimine girişmişti. Çünkü devlet olarak iddia ettiği düzeyde gerilla güçlerini tasfiye etmeyi bir kenara bırakalım, gerillanın şok edici eylemleri ve yeniden yapılanma çerçevesinde geliştirdiği tarz ve taktikleri karşısında büyük bir şaşkınlık içerisindeydi. Bu durumu da ancak özel savaş kapsamında ele almak zorundaydı.

Peki 2020 yılının sonuna geldiğimizde Türk ordusu ile gerilla güçleri arasında yaşanan savaşı ele alırsak, nasıl bir tablo karşımıza çıkacak?

Gerilla güçleri nasıl bir performans sergiledi?

Türk ordusu nasıl bir sonuç hedefledi ve ne kadarını gerçekleştirebildi?

Tüm bunları yakından inceleyerek 2020 yılının savaş sonuçlarını verileriyle ortaya koyacağız. HPG Basın ve İrtibat Merkezi’nin günlük olarak yayımladığı verilerinden yola çıkarak, 2020 yılının savaş bilançosunu ortaya çıkardık.

OCAK

Ocak ayı ile beraber gerilla bahar aylarını beklemeden yıla hızlı bir giriş yapıyor. Hız kazanan eylemlerden sonra Türk devletinin hava saldırılarında ve operasyonlarında artış gözlemleniyor. Özellikle Heftanîn, Serhat ve Xakurkê alanlarında gerilla güçlerinin etkili eylemler gerçekleştirdiğini görüyoruz. Heftanîn bölgesindeki Partizan Tepesi’ne konumlanan Türk ordusuna karşı yapılan eylemde çok sayıda askeri malzemeye el konuluyor.

Gerilla eylemleri: 10

Türk ordusunun hava operasyonları: 42

Türk ordusunun kara operasyonları: 5

ŞUBAT

Şubat ayında Heftanîn, Serhat ve Xakurkê alanlarında gerillalar Türk ordusuna yönelik çok sayıda eylem gerçekleştiriyor. 21, 23 ve 26 Şubat tarihlerinde Xakurkê alanında gerillalar birçok etkili eylemler gerçekleştirip, çok sayıda Türk askerini cezalandırıyor. Aynı zamanda Serhat, Heftanîn ve Zagroslar’daki gerilla eylemleri de devam ediyor.

Gerilla eylemleri: 6

Türk ordusunun hava operasyonları: 61

MART

Yine Serhat, Heftanîn ve Xakurkê alanlarında gerilla güçlerinin etkili eylemler düzenlediği görülüyor. Özellikle 2 Mart günü Ağrı’nın Doğubeyazıt ilçesi ile Gürbulak sınır kapısı arasında askerleri taşıyan 3 otobüse yapılan eylem ve yine 31 Mart günü İran-Türkiye sınırında gerilla Sema Koçer’in önce doğalgaz boru hattını patlatıp sonra da fedai eylem düzenlemesi çok sayıda Türk askerini askerini cezalandırdığı gibi şok etkisi yarattı. Serhat alanında Mart ayı boyunca gerilla eylemlerinin sürdüğünü görüyoruz. Mart ayında Heftanîn ve Xakurkê alanlarında da gerilla güçlerinin Türk ordusuna ağır darbeler vurduğuna şahitlik ediyoruz.

Gerilla eylemleri: 18

Türk ordusunun hava operasyonları: 78

Türk ordusunun kara operasyonları: 3

NİSAN

Nisan ayına gelindiğinde bahar mevsiminin kendisini hissettirmesiyle gerilla eylemlerinde de gerek Bakurê Kurdistan’da gerekse de Başûrê Kurdistan’da büyük bir artış söz konusu oluyor. Başta Heftanîn, Serhat, Botan ve Dersim olmak üzere Amed, Avaşin ve Mardin’de gerillalar etkili eylemler düzenliyor. 25 Nisan günü Heftanîn bölgesindeki Şehit Kendal alanına bağlı Şehit Şexmus Tepesi’ne gerilla güçleri etkili bir eylem gerçekleştiriyor. Yıldırım tarzıyla yapılan eylemde Türk ordusunun birçok mevzisi girilerek imha edilirken, 2 adet MPT-55 silahı, 2 adet termal kamera ve çok sayıda askeri malzemeye el konuluyor. Öte yandan 23 Nisan günü Gever’e (Yüksekova) bağlı Şehit Derman Tepesi’ne konumlanan Türk ordusuna yönelik gerilla güçleri bir baskın eylemi gerçekleştirerek çok sayıda mevziyi imha ediyor ve 1 adet BKC, 1 adet Karnas, 1 adet MPT-74 silaha ve çok sayıda askeri belgeye el koyuyor.

Gerilla eylemleri: 25

Türk ordusunun hava operasyonları: 61

Türk ordusunun kara operasyonları: 9

MAYIS

Mayıs ayında yükselen gerilla eylemlerine karşılık Türk ordusunun da operasyonlarını arttırdığı gözlemleniyor. Ancak yapılan operasyonların gerilla eylemlerini sınırlamasını bir yana bırakalım gerillanın eylemlerini daha üst bir seviyeye çıkardığını görüyoruz. Özellikle Zap sınırında bulunan Hakan Tepesi’nde ve Garzan bölgesine bağlı Şêx Cuma alanında gerçekleştirilen eylemlerin oldukça etkili olduğunu ve yeni dönem gerilla çizgisi perspektifine uygun tarzda yapıldığına şahitlik ediyoruz. Gerilla güçleri Zap’taki Hakan Tepesi’nde Türk ordusuna ait mevzileri hedefleyerek ani bir baskın eylemi düzenliyor, tüm mevzileri imha edip 1 adet MPT-76 silaha el koyuyor.

Garzan bölgesindeki Şêx Cuma alanında ise gerillalar operasyona çıkan Türk askerlerine karşı yine aynı şekilde ani bir baskın eylemi düzenliyor. Burada Türk ordusunun bir birliği tümden imha edilirken, 1 adet Bora suikast silahı, 1 adet BKC, 1 adet M16 silahı, 2 adet gece ve gündüz dürbünlerine ve askerlere ait çok sayıda şahsi eşya, belge ve doküman ele geçiriliyor. Öte yandan Zagroslar’ın sınır boylarında yani Gever (Yüksekova), Çelê (Çukurca), Şemzinan (Şemdinli)’de ve Dersim, Amanoslar, Amed, Serhat, Heftanîn, Xakurkê, Botan Sahası genelinde gerilla eylemlerinin artarak devam ettiği görülüyor.

Gerilla eylemleri: 39

Türk ordusunun hava operasyonları: 106

Türk ordusunun kara operasyonları: 22

HAZİRAN

Haziran ayında da artan gerilla eylemleri karşısında Türk ordusunun operasyonlarını hızlandırdığını ve arttırdığını görüyoruz. Özellikle 16 Haziran’da Türk ordusunun „Pençe 3’’ adıyla Heftanîn’e yönelik başlattığı operasyon en şiddetli dönemlerindeydi. Haftanın her gününde ve günün her saatinde tüm kara ve hava savaş araçlarını seferber eden Türk ordusu, yine de gerilla karşısında ağır darbeler almaktan kurtulamıyor. 25 Haziran günü gerilla komutanı Esmer Devrim öncülüğünde Şeşdara alanında zirveleşen direniş Türk ordusunun tüm işgal hayallerini yerle bir ederek dillere destan bir direnişe dönüşüyor.

Heftanîn direnişi tüm hızıyla devam ederken, Botan Sahası genelinde de etkili eylemler gerçekleşiyor. 15 Haziran günü Cudi bölgesinde ve 8 Haziran günü Kato Xelila bölgesinde sabotaj taktiği ile Türk ordusuna ait araçlar hedef alınıp imha edilirken, çok sayıda asker ve kontra bu etkili eylemlerle cezalandırılıyor. Haziran ayının sonlarına doğru çatışmalar giderek yoğunlaşıyor. Heftanîn ve Botan’ın yanı sıra Gever, Xakurkê, Dersim, Serhat, Zap ve Avaşin bölgelerinde suikast, sabotaj ve ani baskın taktikleri ile gerilla eylemleri devam ediyor.

Gerilla eylemleri: 107

Türk ordusunun hava operasyonları: 324

Türk ordusunun kara operasyonları: 17

TEMMUZ

Temmuz ayı boyunca Heftanîn, Zap, Zagroslar, Botan ve Dersim’de gerilla eylemleri devam ediyor. 12 Temmuz’da Heftanîn’de yapılan eylemler dizisi dikkat çekiyor. Tepelere konumlanmış olan Türk ordusu tüm teknik imkanlarına rağmen gerilla güçlerinin hedefi olmaktan kurtulamıyor. Heftanîn direnişi devam ederken, 17 Temmuz’da Dersim’deki gerillalar yakın mesafeden etkili bir eylem gerçekleştiriyor. Öte yandan 5 Temmuz günü Gever (Yüksekova)’da ani baskın tarzıyla bir eylem gerçekleşiyor, Çelê (Çukurca) sınırı boyunca birçok yer eylem yeri haline geliyor. 18 Temmuz’da Şemzinan’da (Şemdinli) sabotaj taktiğiyle rütbelileri taşıyan bir araç hedeflenerek imha ediliyor. 14 Temmuz günü Botan’da Türk ordusuna ağır bir darbe vuruluyor. Arazide konumlanmış özel tim bir süre denetim altına alındıktan sonra yakın mesafeden vurularak imha ediliyor. Amanoslar’da iki ay boyunca devam eden operasyonlarda gerilla güçleri ile Türk ordusu arasında çatışmalar sürerken aynı zamanda operasyon gücüne yönelik eylemlerde gelişiyor.

Gerilla eylemleri: 91

Türk ordusunun hava operasyonları: 138

Türk ordusunun kara operasyonları: 17

AĞUSTOS

Ağustos ayında gerillanın eylemlerinin belli bir seviyede devam ettiğini görüyoruz. Buna karşın Türk ordusunun kara ve hava operasyonlarında belli bir azalma görülüyor. 4 Ağustos günü Garzan’da sabotaj taktiğiyle etkili bir eylem gerçekleşiyor. Yine 8 Ağustos’ta Heftanîn’in Pîrbula Vadisi’ne inen Türk ordusu gerilla güçlerince çembere alınıp yakın mesafeden yani el bombaları mesafesinden birkaç koldan vuruluyor. Ağır darbeler alan Türk ordusu bir süre sonra geri çekilmek zorunda kalıyor. Dersim’de de yine etkili ve sonuç alıcı bir eylem gerçekleşiyor, devamla Botan’da sabotaj eylemleri ve operasyon güçlerine yönelik etkili eylemler yapıldığı görülüyor. Zagroslar’ın sınır boylarında da gerillalar eylemlerine devam ediyor. Bu ayda yapılan en dikkat çekici eylem Gever’e (Yüksekova) bağlı Çarçela bölgesinde Skorsky tipi helikoptere karşı yapılan eylem oluyor. Gerillaların vurarak ağır bir şekilde darbelediği helikopter fazla uzaklaşamadan dağın diğer tarafına geçtiği gibi düşüyor ve büyük bir patlama sesi duyuluyor. Yerel kaynaklardan edinilen bilgiye göre helikopter Mehendê Vadisi’ne düşüyor ve enkazı apar topar kaldırılarak götürülüyor. Böylece geniş çaplı bir operasyon hazırlığında olan Türk ordusu ağır bir darbe alarak geri çekiliyor.

Ağustos ayı boyunca Serhat, Xakurkê, Botan ve diğer gerilla alanlarında eylemler belli bir seviyede devam ettiğini görüyoruz. Ağustos ayı savaş bilançosunu özetlersek:

Gerilla eylemleri: 42

Türk ordusunun hava operasyonları: 125

Türk ordusunun kara operasyonları: 10

EYLÜL

Eylül ayında Türk ordusu operasyonlarına hız veriyor, ancak operasyonlara karşı gerillanın gerçekleştirdiği etkili eylemlerden dolayı birçoğunun sonuçsuz kaldığı görülüyor. Özellikle Van’ın Çatak ilçesine bağlı Masiro alanında 11 Eylül günü başlatılan operasyona karşı, Botan Saha Komutanı Agit Civyan komutasındaki gerilla birliğinin, operasyon koordinesini hedef alarak gerçekleştirdiği eylem sonucu beşi rütbeli olmak üzere Türk ordusunu ağır kayıplar veriyor. 13 Eylül günü çekilmek zorunda kalan Türk ordusu, Botan ve Bakurê Kürdistan’ın birçok bölgesinde büyük bir tantana ile başlattığı ‚Yıldırım‘, ‚Kapan‘ vb. operasyonları diğerleri gibi fiyaskoyla sonuçlanıyor. 3 ve 13 Eylül günleri Gever’de 17 Eylül günü Çelê’de (Çukurca) 9 Eylül günü Heftanîn’de ve 28 Eylül günü Xakurkê bölgelerinde yapılan eylemlerin yanı sıra diğer alanlarda da Eylül ayı boyunca gerilla eylemlerinin sürdüğü görülüyor.

Eylül ayı savaş bilançosunu özetlersek;

Gerilla eylemleri: 21

Türk ordusunun hava operasyonları: 95

Türk ordusunun kara operasyonları: 21

EKİM

Ekim ayında Türk ordusunun gerillanın kış üslenmesini engellemek için geniş çaplı operasyonlar düzenlediği görülüyor. Gerilla güçleri de devam eden eylemlerinin yanı sıra yapılan operasyonları darbelemek için ciddi hazırlık içerisine giriyor. 2 Ekim günü Ağrı Dağı’nda başlatılan operasyon, 4 Ekim günü genişletiliyor ve gerilla güçleri ile temas yaşanıyor. 9 Ekim günü çatışmalar yoğunlaşıyor ve gerilla güçleri operasyona çıkan Türk ordusuna ağır darbeler vurarak aralarında rütbelilerin de olduğu çok sayıda Türk askerini cezalandırıyor. Türk ordusunun cezalandırılan askerlerine ait cenazeler 12 saat boyunca gerilla güçlerinin denetiminde kalıyor ve üzerlerindeki tüm cephane ve belgelere el konuluyor. Yaklaşık bir ayı bulan operasyon sürecinde üç kez operasyon gücünü değiştirip 27 Ekim’e kadar bu operasyonu devam ettiren Türk ordusu hem büyük kayıplar vermekten kurtulamıyor, hem de büyük bir hezimetle geri çekilmek zorunda kalıyor. Gerilla güçleri ise ne bir kayıp ne de bir yaralı vermeden bir aylık yoğun ve geniş kapsamlı operasyon sürecini büyük bir başarı elde ederek boşa çıkarıyor.

Öte yandan Heftanîn’de HPG Şehit Delal Hava Kuvvetleri’nin havadan gerçekleştirdiği eylemlerinin yanı sıra suikast ve sabotaj taktiği ile de Türk ordusuna karşı gerçekleştirilen eylemler tüm hızıyla devam ediyor. Ekim ayı boyunca Botan’da ve Zagroslar’ın sınır boylarında gerilla eylemleri sürerken düzenlenen operasyonları darbelemek için gerilla güçlerinin ciddi bir aktiflik içerisinde oldukları gözlemleniyor.

Gerilla eylemleri: 18

Türk ordusunun hava operasyonları: 155

Türk ordusunun kara operasyonları: 12

KASIM

Kasım ayında ise Heftanîn’de dersini almış olan Türk ordusu, bu sefer sessiz sedasız bir şekilde Zap bölgesinin bir bölümünü kapsayan bir operasyon başlatıyor. 14 Kasım’da Çelê (Çukurca) sınırında bulunan ve Başûrê Kurdistan topraklarına düşen Qela Bêdewê, Nêrwe köyü ve Kînyaniş bölgelerini kapsayan alanda bir operasyon başlatılıyor. Lokal veya kapsamlı bir operasyon mu olduğu tam olarak netlik kazanmasa da Türk ordusunun burada bir nabız yokladığı anlaşılıyor. Ancak gerillanın hazırlıklı olması sonucu operasyonun ilk gününde verdiği cevap Türk ordusunu frenliyor. Beş günlük çatışma ve gerilla eylemlerinden sonra 20 Kasım günü Türk ordusu yine aynı sessizlikte geri çekiliyor. Heftanîn, Xakurkê ve Zagroslar’ın sınır boylarında ise gerilla eylemleri yine devam ediyor.

Gerilla eylemleri: 16

Türk ordusunun hava operasyonları: 72

Türk ordusunun kara operasyonları: 4

11 AYLIK BİLANÇO VE SİVİL KATLİAMLARI

2020 yılında yürütülen savaşa genel bir tablo içerisinde baktığımızda, bahar aylarında gerilla eylemlerinin yüksek bir tempoyla yaz aylarına kadar yükselerek devam ettiğini görüyoruz. Yaz aylarından itibaren temposunu koruyarak sabit bir seyir izliyor. Türk ordusunun kara operasyonlarına baktığımızda ise sonbaharda operasyonların yoğunlaştığını görüyoruz. Ancak hava operasyonlarına, tank, obüs, havan ve top atışlarına baktığımızda Türk ordusunun devasa bir efor sarf ettiğine tanıklık ediyoruz. Türk ordusunun sarf ettiği tüm bu imkan ve tekniğe rağmen gerilla güçlerinin her yerde konumunu ve varlığını koruyarak Türk ordusunun hesaplarını bozarak planlarını boşa çıkardığını görüyoruz.

2020 yılının Ocak ayından başlayarak Kasım ayına kadar gelişen savaş sürecinin 11 aylık bilançosunu özetlersek:

Gerilla eylemleri: 393

Türk ordusunun hava operasyonları: 1257

Türk ordusunun kara operasyonları: 120

Ölen asker ve kontralar: 946

Şehit düşüp kimlik bilgileri açıklanan gerillalar: 227.

Türk devletinin gerillanın bulunduğu alanları hedeflediği saldırılarının yanı sıra kasıtlı bir biçimde Başûrê Kurdistan halkını hedefleyerek yaptığı sivil katliamları için apayrı bir analiz gerekiyor. Ancak 2020 yılı itibarıyla sivil katliamları ele aldığımızda Türk ordusunun Kürt halkına karşı nasıl pervasızca davrandığı ve katliamlar gerçekleştirdiği açık bir şekilde görülüyor. 25 Haziran günü Süleymaniye kentine bağlı olan ve bir piknik alanı olarak kullanılan Kune Masi köyüne yapılan hava saldırısının görüntüleri hâlâ hafızalarda. Çocuklarını suda eğlendiren masum ve sivil Başur halkından insanların ortasına bomba yağdırıldı. Uluslararası toplumdan ziyade bölge hükümetinin sessizliği ve Türk devletini haklı çıkarma çabası tüm Kürt halkı için büyük bir utanç kaynağı oluyor. 2020 yılını ele alırken üzerinde durulması gereken konulardan birisinin de Türk devletinin sivil insanları hunharca katletmesi olduğunu hatırlatmakta fayda var.

4’Ü ÇOCUK 24 SİVİL KATLEDİLDİ

2020 yılında Türk ordusu tarafından 2’si Irak ordusunda görevli komutan olmakla beraber 24 sivil katledilirken 4’ü çocuk, 2’si kadın 10 yaralının olduğunu biliyoruz.

Başûrê Kurdistan’da 2017’den bu yana Türk ordusu tarafından 173 sivil katledildi. Rojava, Şengal ve Maxmûr alanlarını da bu listeye eklersek Türk devletinin Kürt halkına karşı her yerde nasıl soykırım saldırısı yürüttüğünü ve sivil katliamlar yapan eli kanlı sistematik bir devlet terörü uyguladığını açıkça görüyoruz.“
Kaynak : ANF

Schreibe einen Kommentar

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert.

Translate »