Kızılay’da tezgah açan 70 yaşındaki kadına bekçi terörü

Emek Kadın

Haber Merkezi: Meşrutiyet Caddesi’nde tezgah açarak geçimini sağlayan 70 yaşındaki Zehra Canan, “Hakkında şikayet var toplum istemiyor” denilerek bekçiler tarafından şiddete maruz kaldığını söyledi. Yaşadıklarına “Bu resmen baskıcı bir rejim” diye tepki gösteren Zehra, “İnsanlar yoksulluktan çöpten ekmek topluyorlar. Seyyar satıcılığı yasaklıyorlar. Sen devlet olarak ne yaptın millete” diye sordu. Ankara’da seyyar satıcılar son süreçte bekçi ve polis engellenmesine maruz kalıyor. Salgın sürecinde Mardin, Ankara, İstanbul, Adana, Şırnak ve Antep gibi birçok ilde polis ile bekçilerin uyguladığı şiddet görüntüleri gündemdeki yerini korurken, hak ihlallerinde her geçen gün artış yaşanıyor. 6 yıldır Kızılay’ın çeşitli sokaklarında selpak ve kendi yaptığı el ürünü eşyaları satan 70 yaşındaki Zehra Canan, geçen günlerde Meşrutiyet Caddesi’nde tezgah açtığı sırada bekçiler tarafından “toplum istemiyor” denilerek şiddete maruz kaldığını söyledi.

 ‘Sürükleyerek karakola götürmek istediler’ 

Başka bir geliri olmadığını ve geçinemediğini söyleyen Zehra, bekçi ve polis tarafından maruz kaldığı şiddeti şöyle anlattı: “Her akşam olduğu gibi yine Meşrutiyet Caddesi’nde bir mağazanın önünde tezgah açtım. Bekçi ‘kalk buradan’ dedi. Ben karşı gelmedim, tamam toplayıp eve gideyim dedim. Ondan sonra bekçilerden biri ‘hayır’ diyerek beni itekleyip sürükledi. Ben o sırada sinir krizi geçirdim. Ondan sonra bir ekip çağırdılar. ‘Seni toplum istemiyor’ dediler. Gerekçeleri de hemen hazır. Ne yaptım topluma dedim. ‘Biz de emek yiyoruz emir kuluyuz’ dedi. Ben de sen bana karışamazsın dedim. Bu ülkede demokrasi varsa benim sokakta olmamam ne karışıyorsun. Beni kurşuna mı dizeceksin dedim. Hakkımda şikayet olduğunu söylediler. Ne yapmışım ben, insan mı öldürdüm dedim. Suçum ne yani ne dedim. Ben orada iki saat rahatsızlandım. Beni yollamıyorlar, kalbim duracaktı. Zaten sinir ilaçları kullanıyorum. Zorla karakola götürmek istediler, sürüklediler.” 

‘Bu resmen baskıcı bir rejim’ 

“Bu resmen baskıcı bir rejim” diyerek maruz kaldığı şiddete tepki gösteren Zehra, insanları bu yolla bezdirdiklerini kaydetti. Zehra, “Ben bu rejimi beğenmiyorum. Bu kadar da zalimlik, kötülük olmaz. İnsanlar yoksulluktan çöpten ekmek topluyorlar. Seyyar satıcılığı yasaklıyorlar. Sen devlet olarak ne yaptın millete. Ne istiyorlar bu milletten. Amaçları nedir? Bizde ona göre hareket edelim. Biz bu yoksulluğa karşı hala yaşamak için direniyoruz. Bu devlet benim kapımı çalıp da ne yiyorsun, ne içiyorsun diye sormuyor bir de yaptığım işi elimden almaya çalışıyor. Sen benim ekmek yemememi istemiyorsan çık meydanlara ‘yurttaşlarım ekmek yemenizi istemiyoruz’ de. Hükümet amacını açıklasın. Ben vergi vermiyormuşum, ben doydum da devlet kaldı” diye konuştu. 

‘Rahat bıraksınlar günde 50 lira mı kazanayım’ 

Sermayedarların,  iş insanlarının vergi vermediğini ancak yoksul halkın sömürüldüğünü vurgulayan Zehra, sözlerini şöyle sürdürdü: “Sermayenin kölesi olanlar halktan vergi alıyor. Ben günde 50- 60 lira kazanıyorum. Bir kilo peynir bile 70 lira olmuş,  geçinemiyoruz. Suyu, elektriği, doğalgazı saymıyorum bile. Bizim yaşamamız için ne yapmamız lazım. Rahat bıraksınlar ben günde 50 liramı kazanayım. Ben para çalmadım, hırsızlık yapmadım, insanları soymadım, yolsuzluk yapmadım. Polis hırsızlık soyguncuları yapanları kaldırsın. Bu halktan ne istiyorsunuz. Akşama kadar vergi veriyoruz. Neyimiz kaldı. İsterlerse beni hapse atsınlar.” 

‘Kime şikayet edeyim, devlet onların’ 

Yaşadığı şiddet sonrası şikayette bulunmadığını belirten Zehra, bunun nedeni şöyle açıkladı: “Devlet onların, avukat onların, yargı onların, hakim onların. Kime şikayet edeyim. Herkes de bunların politikalarına inanıyor.” Ankara’da hak ihlalleriyle sık sık gündeme gelen bekçiler geçen yıl 23 Mayıs’ta Etimesgut’ta çöp dökmeye çıkan bir genci darp ettikten sonra gazla saldırıda bulunmuştu. Bekçi şiddeti sık sık HDP ve CHP tarafından Meclis gündemine taşınırken, özellikle pandemi sürecinde bekçiler tarafından gerçekleştirilen hak ihlallerinden bazıları şöyle: 

* 25 Mayıs’ta izin belgesi olmadan sokağa çıktıkları gerekçesiyle iki kişi bekçi ve polisler tarafından darp edilip, ters kelepçelenerek gözaltına alındı. 

* İstanbul Eyüp’teki Esentepe Mahallesi’nde ekmek almaya çıkan bir yurttaş bekçiler tarafından darp edildi. 

* Diyarbakır’ın Yenişehir ilçesindeki Yaşar Kemal Caddesi’nde bir kişiyi ters kelepçeleyen polis ve bekçiler, yere yatırdıkları yurttaşa yüksek sesle hakaretlerde bulundu. 

* 2 Temmuz’da İstanbul’un Bağcılar ilçesinde çalışan inşaat işçisi M.A. ve İ.A. kardeşler iş çıkışı eve giderken, yolları mahalle bekçileri tarafından kesildi. Kimlikleri alınan iki kardeş bir süre bekletildikten sonra kimliklerini geri istedi ancak kardeşlerin anlatımına göre ikisi de kötü muameleye maruz kalarak darp edildi. 

*  6 Temmuz’da avukat Cihat Duman İstanbul’da bekçiler tarafından darp edildi. 

*  Geçen yıl 7 Temmuz’da İstanbul Beyoğlu ilçesinde bulunan Hacıahmet Parkı Güney Kapısında seyyar arabada köfte satan Serdar Turgut isimli yurttaş bir grup polis ve bekçinin şiddetine uğradı. 

* Sakarya’nın Serdivan ilçesi Kemalpaşa Mahallesi’nde 20 Temmuz’da kafe işletmecisi Serkan S. bekçiler tarafından darp edilerek gözaltına alındı.

Kaynak : Jinnews 

Schreibe einen Kommentar

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert.